Armat - national platform
Oturum
1

....

2
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için kaydolun
Bizi kendiniz hakkında biraz bilgilendirin
Tamamlandı
Giriş yap
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için oturum açın
Giriş yap
Şifrenizi mi unuttunuz?

Ya da sosyal ağ üzerinden bize katılın

Gönder
Giriş yap
Oturum
Komitas Vardapet ve Kütahya Ermeni müzik kültürü
Kültür

Komitas Vardapet ve Kütahya Ermeni müzik kültürü

Küçük Asya'daki Kütahya şehri, en büyük besteci Komitas Vardapet'in (arşimandrita, Soğomon Soğomonyan'ın gerçek adı) doğum yeri olarak bilinir.Bu küçük şehir, sıra dışı Ermeni seramik işçiliği ile ünlüdür ve önemli bir kültür ve zanaat merkezi olarak kabul edilmiştir. 19. yüzyıla kadar Kütahya'da, çoğu ustasıermeni ve yunan olan 34 zanaat bölgesi vardı. Ustalar, yüzyıllar boyunca, Kudüs, Konstantinopolis ve Caesaria'daki çok sayıda kilisenin yanı sıra birçok caminin içindeki duvarları süsleyen camla kaplanmış zarif seramik fayanslar ürettiler. Günlük yaşamın güzel objeleri, dünya pazarında zemin hazırlayarak, Kütahya’nın ihtişamını ve şöhretini seramiğin en önde gelen merkezi haline getirdi.

Кütahya / houshamadyan.org

Kütahya Ermeni çömlekçilerinin eserleri.
Solda - Aziz James Katedrali'ndeki çiniler (Kudüs) / Angela Jaffray
Sağda yazılı tabak: "Yaşasın 10 Temmuz 1908 Anayasası, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" / oart7218 

Erkeklerin sessizce çalışamayacağını ve müziksiz yaşayamayacağını söylüyorlar. Çalışma sürecine müzik eşlik ederse, bir sanatçının en zor işi bile daha kolay hale gelir.Kütahya Ermenileri büyük bir müzik tutkunuydu ve Ermeni besteci okulunun kurucusu, son derece yetenekli Arşimandrit/Vardapet Komitas'ın bu şehirde doğması tesadüf değildi. Bugün, Kütahya Ermeni toplumunun müzik konseptini, genç Soğomon Soğomonyan tarafından, dahadiyakoz olduğu dönemde kaydettiği şarkıların bir koleksiyonuyla şekillendirmek mümkün.

Soğomon, 1869'da Kütahya'da doğdu. Otobiyografisinden, babasının atalarının, Aras Nehri yakınlarındaki Culfa ilinin yakınındaki Tsgn ve Goğtn köylerinden göç ettiğini öğrenebiliyoruz. Goğtn, şarkıcıları, yetenekli müzisyenleri ve zengin müzik gelenekleri ile ünlüdür. Soğomon'un anne tarafından olan ataları, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti ve Kütahya'dan daha büyük olan Bursa'dandı. Soğomon'un ebeveynleri müzik severlerdi ama maalesef onları erken yaşta kaybetti. Annesi yetenekli ve melankolik bir kadındı, zayıf düşen sağlığı yüzünden,Soğomonhenüz bebekken annesi öldü. Soğomon'un yakınları, annesinin sadece güzel şarkı söylemediğini, aynı zamanda şarkıların müziğini ve sözlerini de bestelediğini söylediler.

Aynı müzik yetenekleri, zanaat kasabasında ayakkabıcı ve ünlü şarkıcı (դպիր) olan babasında da vardı. O ve kardeşi, yıllar boyunca Kütahya'daki Aziz Toros kilisesinde görev yaptı.Babası ve amcası, pazar günleri ve tatil günlerinde, Ermeni kilise müziğinin inceliklerini yakalayarak müzik yeteneğini sergileyen küçük Soğomon’u yanlarında kiliseye götürüyorlardı.Onun için ve Türk çevresi içinde katı bir baskı altında yaşayıp Türkçe konuşan Ermeniler için, bu çok önemliydi. Bir kişinin kimliğinin ilk göstergesinin dili olduğu ve geleneksel müziği olan Ermeni Kilisesinin faktörü olmasaydı Batı Ermenilerinin ulusal kimliklerini yüzyıllarca koruyamayacakları gerçeği yaygın olarak bilinmektedir.

Komitas'ın biyografisindeki en büyük paradoks, 12 yaşına kadar Ermenice konuşmadığı ve sadece atalarının dilinde şarkı söyleyebilmesiydi.1880'de babası ilköğretimini sürdürmesi için onu Bursa'ya gönderdi, ancak kısa bir süre sonra babası öldü ve Kütahya'ya geri dönmek zorunda kaldı.1881 yılında yetenekli bir yetim olarak, eğitimine Aziz Eçmiadzin seminerinde, CatholicosGevorgIV'ün himayesinde devam etme fırsatı verildi. Yüce Patrik, Ermeni dilini bilmeyen çocuğun, çok güzel “Luys Zvart” söylemesindenderinden etkilenmişti. Orada bulunanlar Catholicos’un, çocuğun Ermenice şarkı söyleyebilmesine karşın Ermenice konuşmamasından etkilenip, hemen durumun düzeltilmesini emrettiğini söylediler. Soğomon çok hızlı bir şekilde Ermenice öğrendi ve kısa sürede sadece ana dilini değil, aynı zamanda klasik Grabar dilinde de yazmayı öğrendi.

Seminerde Soğomon, Ermeni kilisesi müziği öğrendi ve XIX. Yüzyılın başlarında Konstantinopolis'te Hambartsum Limoncyan tarafından geliştirilen Ermeni yeni nota yazım sistemine hakim oldu.Komitas’ın özelikle yeni nota yazım sistemini öğrenmesi, daha sonra Ermeni manevi melodilerini, halk şarkılarını, komşu halkların halk şarkılarınıbu şekilde kaydetmeye başladığı için bu çok önemliydi.Yaz tatili sırasında, seminer arkadaşları memleketleri ve köylerine ziyarete gittikleri sırada, Soğomon onlara eşit derecede kesilmiş kağıt parçaları verdi ve duyacakları tüm şarkıları, sanatçı adlarını ve dans melodilerini kaydetmelerini istedi.

1892–93 akademik yıllarında, semineri bitirmeden önce, genç Soğomon, Kütahya'dan sağlığına kavuşmak için ayrıldı ve yerel müzikal folkloru deşifre etmeye başladı (bugün bütün bu çalışmalar Erivan'da Charentz Edebiyat ve sanat Müzesi'nde bulunmaktadır). El yazmalarından oluşan koleksiyonunda önemli ölçüde Türk şarkıları bulunmaktadır ve otobiyografisinde şu şekilde yazmıştır: "Akrabalarımın, anne ve babamın çağıran sesleri vardı…Bu gün benim kasabamdaki yaşlı insanlar, ailem tarafından Türkçe yazılmış şarkıları derin hayranlıkla söylüyorlar.Bu şarkılardan bazılarını daha sonra vatanıma kaydettim." Bu, Komitas tarafından kaydedilen şarkıların bazılarının ebeveynleri tarafından bestelendiği anlamına geliyor.

Yıllar içinde, Ermenistan Bilimler Akademisi, bir dizi ciltte Komitas'ın eserlerinin koleksiyonunu yayınladı(...). Komitas tarafından toplanan koleksiyonun kapağında şunlarıyazıyor: "Doğu Türk Müziği, diyakoz Soğomon A. Soğomonyan, Aziz Eçmiadzin, 1892, 15/Xİ Kutsal tahtının Cemaati tarafından toplandı." Bu, koleksiyonun şarkılarının Türkçe olmasına rağmen Ermeni harfleriyle yazılmış olması, Komitas’ın Ermeniler tarafından bestelendikleri için şarkılarıTürkçegörmediğini kanıtlıyor.

Kütahya'da Komitas tarafından kaydedilen şarkılar özel bir değere sahiptir, çünkü her şarkının sanatçısının adı ve soyadı işaretlenmiştir ve sanatçıların hepsi Ermenidir. Koleksiyonun başka bir ilginç özelliği vardır: Komitas için şarkı söyleyen herkesyakın akrabalarıdır: amcası Harutyun Ağa Soğomonyan, teyze Gülen ve Zmrukht Soğomonyany, Taguhi ve Mariam Htryany ve Taguhi Boyacyan (muhtemelen anne tarafından akrabaları, annesinede Taguhidiye seslenilirdi) ve sonunda Harutyun Efendi Hekimyan, Komitas'ın “kardeşi” olarak adlandırdığı ve şarkılarının 12'sini yapan kişi. Anlaşılacağı üzere, müzikal olarak yetenekli bir aileydi.

Aziz Eçmiadzin'den kız kardeşine Komitas’ın kartpostalı, 1909 / Armenian Communities of Asia Minor Edited by Richard G. Hovhannisian kitabından 

Komitas sadece Ermeni değil, aynı zamanda Türk ve Kürt halk müziğine de hakimdi. 1899'da Berlin'de ilk derslerini verdiği sırada ve 1914'te Paris Uluslararası Müzik Topluluğu Forumunda, komşu ulusların müzikleriyle karşılaştırarak, Ermeni müziğinin çeşitli özelliklerini açıkladı. Berlin dersinde, üç Türk şarkısı arasında bir karşılaştırma yapıldı.Komitas'ın sadece birkaç Kürt ezgisi değil, aynı zamanda Berlin Konservatuarı’nda bu konuda tam bir tez yazdığı unutulmamalıdır (ne yazık ki, Berlin tezi kaybolmuştur).

Genel olarak bakıldığında, koleksiyondaki şarkıların yapısı oldukça zengin ve çeşitlidir. Mevcut sosyal ve ekonomik koşullar, Kütahya Ermenilerinin ve diğer yerlerdekilerin Türkçe konuşmasını talep ettiğinden, Türk şarkıları, halkın günlük yaşamında belli bir yer tuttu.Komitas'ın yeni nota yazım sistemini kullanarak kaydettiği şarkıların koleksiyonu Kütahya'nın müzikal yaşamını yansıtıyor. Doğru, Ermeni şarkıları Doğu etkisinden kaçamadı ancak şarkılar aynı zamanda Ermeni ashug şarkıların, kentsel ve kırsal halk ezgilerin ve hatta Avrupa müziğinin unsurlarını içeriyor.

Örneğin, 45 numaralı şarkı Ermeni ashug şarkılarının tipik tonlarını içerirken, 23 numaralı şarkı bir kırsal folklor örneğidir.19 numaralı başka bir şarkı, çeşitli doğu dillerinde gerçekleştirilen “göçebe” bir melodidir. Şarkının Ermeni versiyonu Rafael Patkanyan tarafından işlendi ve “Vard Toşniyal” (“Solgun Gül”) olarak adlandırıldı. Şarkı 60, Bağdasar Dpirdag (Ermeni Ortaçağ manevi şarkının türü) ve “Nıncamand arkayakan” (“Kraliyet rüyan”) melodisi ile kombine edilen Karapet Rubinyan'ın "Kilikia" şarkısının serbest çevirisidir. Açıklaması belirtilmeyen bir başka melodi, Komitas'ın Almanya'da okuduğu zaman piyano için ayarladığı aranje ettiği açıkça ermeni bir melodidir.11 numaralı melodi, Tigran Çukhacyan “Leblebici” nin müzikal komedisi ile aynı yapıya sahip. Komitas 37 ve 48 numaralı melodileri “Vardan” operasında kullandı, bunlardan birincisini “Opera için bir dua gibi, Dur” ve diğerleri “Opera için” (Vardan daha fazla savaştan geçiyor) yazıyor. Bazı şarkılarda “tra-la-la-la” nın yer almasının kuşkusuz, Avrupa müzik geleneklerinin nüfuz ettiği, kentsel müzik yaşamı olgusu olduğu dikkat çekmektedir. Bu nedenle, Kütahya Ermeni toplumunun müzik kültürünün ilginç ve değerli bir kanıtı, 19. yüzyılın sonlarından bu yana müzik geleneklerini anlamak için olağanüstü bir fırsat veren olağanüstü bir folklorik besteci olan Komitas Vardapet tarafından kaydedilen şarkılarınkoleksiyonudur. Komitas'ın yaklaşımına göre, öğrenci yıllarında Etnografya tekniğine aşina olduğu söylenebilir. O, dikkatlice notlarını ve bilgi kaynaklarının isimlerini yazdı. Koleksiyonunda yer alan 22 sanatçıdan 21’i ermenidir ve çoğu kendi büyük ailesinin üyesidir. Bu bağlamda, koleksiyonun Türkçe olarak yazılmış olmasına rağmen, Ermeni müzik gelenekleri ile, özellikle de kent müziği ashug ve bardig-gusan türünün yanı sıra, halk ve kırsal müzik unsurları ile önemli benzerlikler içerdiğini akılda tutmak önemlidir.

Komitas koleksiyonu ayrıca tipik Türk ve Doğu türlerini (mugam ve makamları) temsil eden birkaç eser içermektedir.Komitas’ınetno-müzikolojik ilgisinin bu erken örneği, onu komşu ulusların müziğini inceleyen büyük bir enternasyonalist olarak tanımlar. Bu bağlamda, bir sonraki tezinde, Komitas’ın bir başka komşu kültürün - Kürtlerin kültürü - özelliklerini vurgulamış olması gerektiği belirtilmelidir. Arşivlerde saklanan şarkıların incelenmesi ve Komitas'ın eserlerinin tamamının koleksiyonunun yayınlanması, yalnızca Ermeni Kütahya topluluğunun eşsiz mirasını değil, aynı zamanda Büyük Komitas’ın ebeveynleri de dahil olmak üzere kent sakinlerinin müzikal tercihlerini de göstermektedir.

Kaynak: Armenian Communities of Asia Minor Edited by Richard G. Hovhannisian.

Yorumlar

Sonra ne okumalı