Armat - national platform
Oturum
1

....

2
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için kaydolun
Bizi kendiniz hakkında biraz bilgilendirin
Tamamlandı
Giriş yap
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için oturum açın
Giriş yap
Şifrenizi mi unuttunuz?

Ya da sosyal ağ üzerinden bize katılın

Gönder
Giriş yap
Oturum
"Bu dil sonsuza dek yaşayacak." Hemşin lehçesinin grameriyle ilgili ilk kitabın yazarı Huriye Şahin ile söyleşi

"Bu dil sonsuza dek yaşayacak." Hemşin lehçesinin grameriyle ilgili ilk kitabın yazarı Huriye Şahin ile söyleşi

Sonunda Hemşinliler hakkında üzücü değil, sevindirici haber paylaştığımız o gün, sonunda geldi. İlk defa, Türkiye’nin Hemşin sakinleri ana dillerini tamamen farklı bir seviyede öğrenme fırsatını yakaladılar. Entelektüel ve insan hakları aktivistiHuriye Şahin’in "Hamşetsnak Lizu Kidanutun" ders kitabı (Hemşince Dil Bilgisi), Hemşin lehçesinin tarihinde geç olmasına rağmen hiçbir zaman geç kalınmadığı için cesur ve önemli bir adımdır.

Türkiye'deki her türlü baskıya rağmen, dostumuz Hemşin vatandaşlarının cesareti sayesinde, Hemşin halkının kimliği, kültürü ve dili korunuyor ve hala yaşıyor. Bununla birlikte, ermeni Hemşin lehçesinin; Hemşin vadilerindeki nenelerin anlattığı masallarda, Hemşin çobanlarının şarkılarında, çay toplayan kadınların kahkahalarında, Artvin ve Hopa’nın köylerinden olan kışın akşamları ormanda toplanıp kestane ve fındık kızartan çocukların şakalarında saklanıp bizim günümüze geldiğini belirtmeden geçemeyiz.

UNESCO'nun nesli tükenmekte olan diller listesine Hemşinceyi dahil ettiğine dair üzücü raporları okurken, Huriye Şahin adlı cesur ve minyon kadın, Hemşincenin ilk gramer ders kitabını yazıp ve derledi.

Horizon çalışanı Sofiya Hakobyan.

Sayın Şahin, siz milliyetçi baskılara rağmen, Hemşinlerin Ermeni olduğunu açıkça ifade eden az sayıdaki entelektüel çevreden birisiniz. Ne Hemşincenin prevalansına ne de Hemşin lehçesi hakkında cesaret kırıcı raporlara aldırış ettiniz. Sıradan bir Hemşin ailesinden biri olarak, kendinizi bu zor göreve adamaya karar verdiniz? Kimliğinize ne zaman açık bir görüş getirebildiniz?

Her şey çocukluğumda, dedemin hikayeleriyle başladı. Dedem her zaman kılıcın gücüyle İslamlaştırıldığımızı söylerdi. Meralarımızın yolu Artvin hasadı boyunca geçmektedir. Ne zaman oradan geçsek, büyükbabam kayaları işaret edip şöyle derdi: “İşte buradan Ermenileri attılar.” Ermeniler hakkında başka şeylerde söylerdi: “Biz dilimizi sakince sadece tuvalette konuşabiliyorduk” derdi. Bütün bunları Hemşin lehçesinde anlattı. Ben 13 yaşındayken devrimci bir harekete daldığım için ulusların baskı altına alınmasına karşı mücadelenin bir parçası oldum. Bu hem Hemşin Ermenilerinin tarihini hem de Ermenilerin soykırımını daha iyi anlamama izin verdi.

Kitap projesi fikri nasıl doğdu?

Aslında, bu proje uzun zamandır var. 2014 yılında, esas olarak Hemşin Ermenileri ve tarihleriyle ilgili olan “Asimilasyon politikası, dilleri nasıl tahrip ediyor” kitabımın ardından bu kitabı da yazmaya karar verdim. İlk kitapta Hemşin lehçesinin Ermeni lehçelerinden biri olduğunu kanıtlıyorum, doğu Ermenice ve batı Ermenice lehçelerini Hemşin lehçesi ile karşılaştırıyorum. Bu kitap ise sadece dil bilgisine ayrılmıştır. Bu kitabı yazmamda bana iki şey cesaret vermiştir: Birincisi, lehçemizin iyi bir şekilde konuşuluyor oluşu, ikincisi ise Ermeni Konstantinopolis Ermeni Patrikliği tarafından yayınlanan Ermeni dilini öğrenmeye dair bir el kitabı. Bu kitabı okuduktan sonra, dilsel bir çalışma yaratabileceğime inandım ve kendi çalışmamda bu kitabı çok kullandım. Hemşince bir batı ermeni lehçesi olduğundan dolayı bu kitaptan bir çok örnek kullandım ama benim kitabımın büyük bir bölümü kendi lehçesine odaklıydı.

Sizi bu süreçte destekleyen başka Ermeniler oldu mu?

Bu kitabın yayınını HarutyunCherme'ye borçluyum. Onunla 2011'de tanıştım, bana Ermeni alfabesini ve klasik Batı Ermeni'sini öğretti. Bana Patrikhane'nin kitabını o verdi. O yılın Soğuk kışında "Ormancı taş fırın" kafesindeki çalışmalarımızı hatırlıyorum. Eğer bunu yapmasaydık, o zaman bütün bunlar devam edemezdi.

Hemşin lehçesinin Batı Ermeni lehçesi olduğunu düşündüğünüzü söylediniz. Örneğin, Doğu Ermeni ve Batı Ermeni karışımı olarak düşünen Hemşin aydınları var, aynı zamanda bazı tarihsel kaynaklar Hemşinlilerin Doğu Ermenistan'ın Kotayk ve Aragatsotn bölgelerinden göç ettiğini söylüyor.

İlk kitabımda Hemşin lehçesinde Doğu Ermeni izlerini bulduğumu özellikle not aldım. Ancak, her durumda, Hemşin "-kə" grubunun lehçesidir.

Hemşin lehçesinin bir analizini yaptığım zaman, Doğu Ermenice ‘de bulamadığım şeyleri Batı Ermenice ‘de buldum ve tam tersi. Aslında ben Hemşincenin temelde klasik bir şekilde hem doğu hem batı ermeni dilini içerdiğini düşünüyorum. 1700’lü yıllarda İslamlaştırılarak ermeni eğitim sisteminden uzaklaşan Hemşinliler onu bir lehçe haline getirmiştir. Polis'in (Konstantinapolis) Ermeni aydınları da klasik Ermeni dilinin çerçevesinden çıktı ve kilisenin bir zamanlar buna karşı olmasına rağmen, modern Batı Ermenicesi ortaya çıktı. Tüm çalışma dönemi boyunca Ermeni öğretmen olan  Maral Ustapal ve Aras Sarıçoban tarafından denetlendim ve tamamlandıktan sonra SevanNişanyantarafından çok güzel bir editör yazısı yazıldı.

Hemşin sakinlerinin komşuları olan Lazlar, Laz dilinin ilk resmi ders kitabını sunarak bu sorunu uzun süre önce çözmüştü. Bu bağlamda, sizin kitabınız Hemşin lehçesinde bir ilk olmaktadır. Lazların bu zamanda sahip olduğu, bizde ise olmayan şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Bunun içsel farklılıklarımızdan kaynaklandığına inanıyorum. Ermeni olup olmadığımız hakkındaki tartışma, nihayetinde bizi içeriden “kilitler”. Hemşinliler daha sonradan Osmanlı İmparatorluğunda, Karadeniz kıyılarında yaşayan ve İslam’ı kabul eden halklardan biridir. Şimdi bile, bu bölgede hala savaşan ve direnen tek grubuz.

Aynı tartışma, yalnızca Hemşin sakinlerinin iç ilişkilerinde değil, aynı zamanda “dış” ilişkilerinde ve diğer Ermenilerle ilişkilerinde de yapay bir engel haline geldi. Bazı insanlar hala bir Müslümanın Ermeni olarak adlandırılıp adlandırılamayacağını tartışmaktadır. Bunun gerçekten önemli ve güncel konulara odaklanmanızı önleyen zaman ve çaba kaybı olduğunu düşünmüyor musunuz?

Bu yüzden konuya dil bakış açısıyla yaklaşmaya karar verdim. Çünkü dil, bir halkın kendisidir.Bu tabuların çoktan kaybolmaya başladığına inanıyorum.

Bu ilerlemeye neyin katkıda bulunduğunu düşünüyorsunuz?

İlk olarak, cesaretimiz sayesinde devam etmekte olan bilimsel çalışmalar sonuç vermeye başladı. SSCB'nin dağılmasından sonra Ermenistan'dan Hopa'ya ve Hopa'dan Ermenistan'a gelen Ermenilerin etkileşimi ve deneyimi de büyük bir etkiye sahipti. Son 10 yılda, İnternet’in de önemli bir etkisi oldu.

Türkiye’de milliyetçilikten bahsedildiği zaman ilk gösterilen yerlerden biri Trabzon, daha sonrada Hemşinlilerin yoğun olarak yaşadığı Rize’dir. Muhtemelen bu ermeni tarihinin en acı anlarından biridir. Hopalı Hemşin gençleri sürekli, düşünce ve yaşam tarzı olarak Rizeli Hemşinlilerden farklı olduklarını belirtiyorlar.

Herkesin saçını aynı tarakla kesemeyiz. Rize’de bizim gibi düşünen Hemşinlilerde az değil. Asimilasyon ve katliamlar politikası tam olarak Rize topraklarından başladığından, ana dillerini diğerlerinden daha erken unuttular. Bugün Rizeli Hemşinliler, çoğu yer adı olan yalnızca 500 kelime kullanıyorlar.

Hemşinlilerin Türk olduğunu söyleyip benimle tartışan arkadaşlarımdan biri, üç gün önce beni kitabımın yayınlanmasıyla tebrik etti. İşte bizim yazma, düzenli olarak çalışma ve onlarla tartışma sebebimiz bu yüzdendir.

UNESCO periyodik olarak “Hemşin” lehçesinin Türkiye'deki nesli tükenmekte olan dillerden biri olduğu konusunda uyarıyor. Siz ise istersek bu resmi değiştirebileceğimize inanan kişilerden biri olarak, gramerle ilgili bir ders kitabı yayınladınız.

Bu dilin sonsuza dek yaşayacağına inanıyorum. UNESCO tarafından sağlanan kronoloji oldukça çelişkilidir. Artık Türk makamları, Türkiye'de mevcut dillerin ortaöğretim okullarının eğitim sisteminde seçmeli dersler olarak temsil edilme hakkını kabul etmiştir. UNESCO ise şu anda böyle bir açıklama yapıyor, Türkiye'deki tüm azınlıkların dilleri yasaklandığında değil. Ben bir devrimciyim, emperyalist yapılara güvenmiyorum. Sonuçda, UNESCO açıklaması da politiktir. Milli Eğitim Bakanlığına, Ermeni dili lehine Hemşin lehçesini orta öğretim programlarına seçici bir konu olarak dahil etmeleri için bir proje sundum, 60 sayfalık bir program sundum ve şimdi süreç devam ediyor, önümüzdeki iki ay içinde her şeyin netleşeceğini düşünüyorum.

11 Şubat 2019

Kaynak: horizonweekly.ca

Yorumlar

Sonra ne okumalı