Armat - national platforms
Oturum
1

....

2
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için kaydolun
Bizi kendiniz hakkında biraz bilgilendirin
Tamamlandı
Giriş yap
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için oturum açın
Giriş yap
Şifrenizi mi unuttunuz?

Ya da sosyal ağ üzerinden bize katılın

Gönder
Giriş yap
Oturum
"Düşünce ve kelimelerle kırılamayanlar, demir ve kandan yapılmıştır": Yeni Zelenda’nın ilk yüksek kadın hakimi Srbui Elias

"Düşünce ve kelimelerle kırılamayanlar, demir ve kandan yapılmıştır": Yeni Zelenda’nın ilk yüksek kadın hakimi Srbui Elias

Geniş bir diasporaya sahip olan Ermeni halkı, dünyadaki başarılı Ermeniler ile gurur duyuyor ve medyasında onlardan sık sık bahsediyor. Ancak çok az kişi etkili bir başarıya sahip olan Srbui Elias’ı biliyor.

Srbui Elias – Yeni Zelanda tarihinde ülkenin en yüksek hakimi olan ilk kadındır. Ülke hükümetinin yargı organındaki en yüksek göreve sahip olan bu kadın, özel durumlarda genel vali olarak hareket eder – aslında, devlet başkanı konumundadır (Kraliçe Elizabeth'ten sonra).

Srbui’nin ülke yönetimine çok büyük katkıları olmuştur. Yeni Zelandalıların saygısını kazanıp ülkede adil ve anlayışlı bir hakim olarak irtibat kazanmıştır. Özellikle, bürokratik hukuksuzluğa karşı mücadele ederek, aynı zamanda Yeni Zelanda’nın yerli halklarından Maori kabilesinin haklarının savunucularındandır: Yargı sisteminde önemli reformlar yaptı ve onun çabaları sayesinde Maori dili İngilizce ile birlikte bir devlet dili olarak tanındı.

“Bayan Sian Elias, hükümet, parlamento ve yargı arasında bir tür paratoner olarak hizmet ediyor”  – The New York Times.

Sian Elias olarak bilinen Srbui Elias, Ermeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babasının ailesi, Ermeni Soykırımı sırasında Lübnan'a ve daha sonra Srbui’nin doğduğu Londra'ya sığınan mültecilerdi. Aile, kızlarının doğumundan birkaç yıl sonra uzaktaki  Yeni Zelanda'ya taşındı. Srbui erken yaşlardan itibaren hukuk eğitimini aldı ve hala aktif bir sosyal ve politik yaşam sürüyor.

Srbui’nin röportajlarından birinde, eğer ermeni bir kökene sahip olmasaydı böyle yükseklere ulaşamayacağını söylemesi dikkat çekicidir. Çünkü hayatta kalmak için sosyal ve politik zorluklara karşı, kişisel veya ailevi mücadeleye  sahip olan insanlarda bu tipik bir durumdur. Soykırımdan kurtulanların torunları ve kendi bölgelerinde haklarından mahrum bırakılanlar, bugün dünyanın dezavantajlılarının haklarını korumak için birer sembol haline gelmişlerdir.

Sian Elias / alchetron.com

Yorumlar

Sonra ne okumalı