Armat - national platforms
Oturum
1

....

2
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için kaydolun
Bizi kendiniz hakkında biraz bilgilendirin
Tamamlandı
Giriş yap
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için oturum açın
Giriş yap
Şifrenizi mi unuttunuz?

Ya da sosyal ağ üzerinden bize katılın

Gönder
Giriş yap
Oturum
Yunanistan'ın ilk uygarlıklarının kökeni hakkındaki DNA araştırması, Ermeni izlerini ortaya koymaktadır.

Yunanistan'ın ilk uygarlıklarının kökeni hakkındaki DNA araştırması, Ermeni izlerini ortaya koymaktadır.

Ege Denizi boyunca modern Yunanistan'da bazı Avrupa uygarlıklarının izleri bulunmuştur. İki olağanüstü arkeolojik kültür orada doğdu: Minos ve Miken. Girit adasındaki Minos kültürü, ilk okuryazar olan Avrupa uygarlığı olarak kabul edilir, fakat kullandıkları ideografik yazılar hala çözülememiştir, bu da onların oluşumunu tanımayı imkânsız kılar. Miken, Yunan dilinin ilk biçimi olup, Yunan adasının medeniyetidir.

Bu uygarlıklar nereden geliyor ve Avrupa'nın ilk medeniyetlerinin kurucuları olan insanlar kimdi?

Bilim adamları, Ermenice gibi, Hint-Avrupa dil ailesine ait olan Yunan dilinin kökeni hakkında uzun zamanlar boyunca tartışmışlardır. Robert Drus, "Yunanların Kökeni" adlı kitabında (1988) Yunanlıların atalarının Avrupa'ya Ermeni Yaylalarından nasıl geçtiğini ve bunların Hint-Avrupa dilini ve yeniliklerini - araba sürme ve at yetiştiriciliğini - nasıl ele aldığını anlatıyor.


Ermenistan'ın orman bölgelerinin sakinleri yetenekli marangozlardı ve ikinci binyılda uzak Çin'de olduğu gibi jant ürettiler. Ermenistan'ın ikinci binyıldan itibaren at yetiştiriciliği ile ünlü olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Tekerlekli arabanın ilk Doğu Anadolu’da ortaya çıktığı herkes tarafından bilinmektedir. Proto-Hint-Avrupalı konuşmacılar hakkındaki bu düşüncelerimiz, Ermenistan’ın anavatanları olduğu hipotezini doğrulamaktadır.

Ermeni topraklarının, Hint-Avrupa dilinin doğum yeri olduğunu kanıtlayan çeşitli teoriler vardır.

Avlanmadan tarıma kadar insanlığın en eski geçiş evrelerinden bazılarını, Ermeni Dağlık Bölgesi'nde bulmak mümkündür. Bu nedenle, birçok bilim insanının Hint-Avrupa dillerinin buradan kaynaklandığına ikna olması şaşırtıcı değildir. Avrupa ve Ermenistan'ın eski kültürleri arasında benzerlikler bulmak için de benzer çalışmalar yapılmıştır.

Hem eski tarihçiler hem de modern dilbilimciler, Ermenilerin ve Yunanlıların ortak bir kökene sahip olduklarını öne sürdüler. Antik Yunan tarihçi Herodot (MÖ 440), Ermenilerin ve Yunanlıların Frig kolonistleriyle bağlantıları olduğunu düşünüyordu. Birkaç dil uzmanı, Yunan ve Ermeni dilleri arasındaki benzerliğe dayanarak Yunan-Ermeni dili hakkında bir hipotez önermiştir. Auckland Üniversitesi'nden Profesörler Russell D. Gray ve Quentin D. Atkinson (2003) aynı şekilde bir Yunan-Ermeni alt grubu fikrini desteklemekte ve 7000 yıl önce Ermeni ve Yunan arasındaki bölünmeyi tarihlendirmektedirler.

Bilimin gelişmesiyle, antik ve modern insanların genetiğinin analizine dayanan antik DNA çalışmaları, geçmişin daha derinlemesine anlaşılması için bir fırsat sunmaktadır. Harvard Üniversitesi   genetikçisi olan Joseph Lazaridis (2017), tarafından yönetilen Nature dergisinde yayınlanan Minos ve Mikenlerin genetik kökeni hakkındaki en son DNA araştırması, antik Yunan uygarlıklarının kökenlerine ışık tutuyor.

19 eski insanın DNA’sı test edildi. Girit’ten 10 Minoslu (M.Ö. yaklaşık 2900-1700 tarihlerinde). 4 Mikenli Yunanistan’ın anakarasından (M.Ö. yaklaşık 1700- 1200), 1 kişi, ismi ermenice (yunanca Αρμένοι, ermeniler için) olan bir Batı Girit’ten bir köyden (M.Ö. 1370-1340), 1 örnek Güney Peloponez’den (MÖ 5400 yılları civarında) ve Tunç çağından 3 kişi (M.Ö.2800-1800) Harmanören Göndür köyünün bulunduğu Batı Anadolu’dan ( Modern Türkiye) alınmıştır.


Araştırma, Yunanlıların atalarının, eski Minos’ların ve Miken’lerin birbirleriyle genetik olarak ilişkide olduğunu, Anadolu’nun  ve Ermeni dağlık bölgesinin eski insanların gelişimini takip ettiklerini ortaya koymuştur. Özellikle Tunç Çağı'nda, daha gelişmiş ve yaratıcı medeniyetlerin oluştuğu zaman, Ermenilerin genetik akışı, görünüşe göre, en güçlü olanıydı. Bu da araştırma yazarlarının onları “yenilikçiliğin taşıyıcıları” olarak adlandırmalarını sağladı.

Agamemnon maskesi olarak bilinen mezar maskesi, Yunanistan'ın en ünlü Miken sanat eseri, MÖ 16. yüzyıla aittir.

Ermenilerin anavatanı; Doğu Anadolu’nun büyük bir kısmını, Kuzey İran’ı hatta Suriye’yi  (bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti’nin çok ötesine uzanmaktadır) kapsadığı göz önüne alınırsa, Anadolu (ve diğer)  Miken genleri, eski Ermeni genleriyle aynı gelişimsel izleri taşımaktadır. Böylece onlarda da modern “Anadolu” genleri mevcuttur. Bir başka deyişle, Anadolu tarafında yaşayan Miken’lerde eski Ermenilerden gelmiş olması mümkündür çünkü “Anadolu” olarak bilinen genler Ermeniler arasında da yayılmıştır.

“Anadolu” genleri bir kenara bırakılırsa, Yunanlıların öncülleri arasında bulunan “Doğu avcı-toplayıcı” ve “İran'la ilgili” atalarının bile eski Ermenistan'dan gelmesi olasıdır.

Aslan Kapısı, Miken medeniyetinin merkezi olan Tunç Çağı'na ait Miken kalesinin ana girişidir.

Eski Yunanlıların Ermeni genetiğinin taşıyıcıları olmasına bakılmaksızın, eski Ermeni genetiğinin ilk Yunan etnolarının oluşumunda rol oynadığı aşikardır. Türk Akademisi izin verirse, Modern Doğu Türkiye'de, Ermenistan'ın tarihi topraklarındaki birçok arkeolojik nesnenin antik DNA örneklerini analiz ederek daha fazla gerekçe elde edilebilir.

Ermeni DNA projesi. Y-DNA haplogrup dağılımı.

Görünüşe göre, Avrupa'da ilk medeniyetleri kuranların ataları gerçekten de tamamen ya da en azından kısmen, Ermeni Dağlık Bölgesi'nden Anadolu’nun  üzerinden Yunanistan'a kadar gelip, daha sonra Yunanca olarak gelişecek olan  Proto-Hint-Avrupa dilini meydana getirmiş  gibi görünüyor.

Neolitik devrimin en eski izlerinin Anadolu'nun doğusundaki Ermeni Dağlık Bölgesi’nde bulunduğuna göre, tarımın icadının Batı Anadolu'ya ve daha sonra Yunanistan da dahil olmak üzere Ermeni Yaylalarından Avrupa'ya yayıldığını şüphe etmeden söyleyebiliriz. Ayrıca bu durum Ermeniler ile  Anadolu çiftçileri ve eski Yunanlılar arasındaki genetik yakınlığı da açıklıyor. Bir sonraki binyılda ne kadar farklı olursa olsunlar, medeniyetin yayılması  tüm bu grupları genetik ve dilbilimsel olarak birbirine bağlamıştır.

Knossos'da dans eden freskli Minos kadını. Girit (MÖ 1600-1450).

Genel olarak, bu ilgi çekici çalışma, kaçınılmaz olarak birçok yeni soruyu gündeme getirmiş ve aynı zamanda bazı Avrupa uygarlıklarının  genetik kökeni hakkında gerekli bilgileri sağlamıştır.

Kaynak: https://www.peopleofar.com/2017/08/20/new-dna-study-origins-first-civilizations-greece-reveals-armenian-traces/

Yorumlar

Sonra ne okumalı

Bekir Coşkun: Benim Ermenim

Bir kültür mirası: Kuş dili