Armat - national platforms
Oturum
1

....

2
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için kaydolun
Bizi kendiniz hakkında biraz bilgilendirin
Tamamlandı
Giriş yap
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için oturum açın
Giriş yap
Şifrenizi mi unuttunuz?

Ya da sosyal ağ üzerinden bize katılın

Gönder
Giriş yap
Oturum
Onnik Dinkjian: Tigranakert Ermenilerinin torunu ve Ermeni müzik mirasının koruyucusu
Kültür

Onnik Dinkjian: Tigranakert Ermenilerinin torunu ve Ermeni müzik mirasının koruyucusu

“Bu Diyarbakır, gerçek bendir! Bu benim dilim. Ben saç uçlarımdan parmak uçlarıma kadar kendimi ona bağlı hissediyorum” diyor Onnik Dinkjian, son albümünün kayıtlarını yaparken ve o an, onun beyaz saçları ve iyilikle sarılı yüzü bir çocuk sevincini yaşıyor sanki.

Diyarbakır, Ermenice- Tigranakert Batı Ermenistan’da yer alır ve Onnik’in atalarının şehridir. O, orada doğmamış ve orada yaşamamıştır, tıpkı virtüöz çalgılarından ud oyuncusu olan oğlu Ara Dinkjian gibi. Onnik Dinkjian’ın adı, ne Ermenistan Ermenileri ne Rusya ne de tüm Sovyet sonrasında ünlü olmamıştır. Halbuki onun Ermeni müzikal mirasına yapmış olduğu katkılar sadece Batı diasporasıyla tanınmayı hak etmiyor.

Onnik Dinkjian, 1929 yılında Paris’te Jan Josef Miliyan tarafından doğmuştur. Ailesi Tigranakertli mülteci bir ailedir. Anne babasının ölümünden sonra, gene Tigranakertli olan vaftiz ailesi onu kabul ettiği zaman ismini değiştirdi.

Paris'te büyüdü ve her cumartesi Ermeni St. Gregory Kilisesi'ni ziyaret etti. Muhtemelen, müzik tarihinin başladığı yer burası; Ermeni sharakanıyla (kilise ilahileri) tanıştığı andan itibaren gelişti.

“Kesinlikle müziğe aşık olmuştum. Beni Ermeni kilisesine götüren şey; dindar bir adam olmam değildi, Ermeni müziğine beslediğim sevgiydi.”

Sharakanlar bu küçük çocuk üzerinde öyle bir etki bırakıyor ki, her cumartesi tek başına sadece durup müziği dinlemek için büyük bir mesafe kat ediyordu. “Sharakanları dinlemeseydim, o gün tam bir gün olmuyordu” diyor Onnik. “Bütün çocukların Babe Ruth gibi beyzbol oyuncuları olmak istediği zaman, ben Shakhmuradyan (19. yüzyılın seçkin bir opera şarkıcısı) olmak istediğimi söyledim, çünkü “Hayastan” şarkısının performansıyla ilgili bir kayıt yapmıştık ve bu benim çocukluk hayalimdi".

Çocuğunun eğilimlerini bilen Onnik’in babası, kilisenin koro şefiyle oğlunun hiç olmazsa ilahilerde küçük bir bölümü söyleyebilmesi için konuştu. Bu, ailenin Fransa'yı terk etmesinden 2 hafta önce gerçekleşir. Katı ahlaklı bir adam olan kilise koro şefi Paron Nishan Serkoyan, Onnik’e "çok iyi söyledin" dedi. Yıllar sonra, St. Gregory kilisesindeki son gidişinde shamaranların küçük bir bölümünü söyleme fırsatı Onnik'in hayatındaki en güçlü izlenimlerden biri olmaya devam edecektir. Yakında aile Amerika'ya taşınır.

1946'da 17 yaşındaki Onnik Dinkjian, Amerikan topraklarında olur.

O ve ailesi hayatlarını fiziksel emekle kazandılar, ama Amerika'daki Ermeni kilisesi Onnik’in hayatının etkileyici bir parçası olarak kaldı: Bir süre sonra New York'ta St. Vartan Katedrali'nde bir diyakon olarak hizmet vermeye başladı.

Kilise liderleri aktif olarak New York ve New Jersey'deki Ermeni etkinliklerinde şarkı söylemesi için Onnik’i yolladı ve onun yol masraflarını karşıladı.

«Benim babam şarkı söylüyordu çünkü o şarkı söylemeyi seviyordu. Şarkılarının böyle başarılı olması ve yayılması onu memnun ederek şaşırtmaya devam ediyor.» - Ara Dinkjian.

Onnik’in gençliğinde  (1940-50'ler), New York'taki Ermeniler çok sayıda gece kulübünü ziyaret ediyorlardı, ancak orada sadece canlı Türk müziğini dinleyebilirsiniz: “Ermenistan’dan olan müziklerimiz hiç yoktu.(…) Türkiye'den eski, korunmuş Ermenilerden çok etkilendim, ama hepsi şarkı söylediler ve Türk müziği çaldılar - büyükbabamızın müziği. Ud ve keman gibi enstrümanları, sadece eski Türkiye'nin etkisi altında yeni gelen göçmenler çalabiliyordu.”

O zaman bile, Onnik Dinkjian, Amerikan-Ermeni kitlesinin gerçek bir Ermeni müziği eksikliğini yaşadığını fark etmeye başladı. Kader onu Grant, Kenny Boyadjian ve Ruben Altiparmakian gibi üstadlarla karşılaştırır. Son hit şarkısınıda “New York, Boston, Colifornia” olarak kaydediyor.

20. yüzyılın ortalarında, Batı Ermeni cemaatiyle Sovyet Ermenileri arasında neredeyse hiçbir kültür alışverişi yoktu. Sovyet Ermeni sanatçılarının kayıtları yasadışı bir şekilde Beyrut ve Halep üzerinden Amerikan kıtasına sızdı. Bu kayıtlar sayesinde, Onnik Dinkjian, Hovhannes Badalyan ve Ruben Matevosyan gibi ünlü tenorlar tarafından yorumlanan modern ve geleneksel halk şarkılarıyla daha fazla iç içe oldu. “Onlar benim idolümdü” der Onnik. Uzak SSCB Ermeni müziğinden etkilenen Onnik, çok sayıda malzeme ile uğraşır ve eşsiz Batı Ermeni müzik enstrümanlarını kullanarak, Ermeni ezgilerinin güzel yorumunu yaratır. Ona göre, o zamanların kayıtları yasadışı  ve bu nedenle düşük kalitede oldukları için Doğu Ermenice'deki birçok şarkının metnini anlaması zordu: “... Yazılı metin olmadığı için  saatlerce dinleyip, ne anlatmaya çalıştıklarını anlamak zorundaydım.”

Yine de, yerel Ermeni dilinde Yes Mi Sirun Aghchig Desa ve Dile Yaman şarkılarını mükemmel bir şekilde yönetmeyi başardı. “Bu şarkıları öğrendikten sonra, kendi tarzımda bu şarkıları söylemeye başladım. Doğal olarak, orijinalinde olduğu gibi şarkı söylerseniz, sizin şarkınızı dinlemek için bir neden olmaz ”diyor Onnik.

Böylece, Batı Ermeni toplulukları, Onnik'in zarif ve elegant performansında Sovyet Ermeni müziği ile tanışma fırsatı buldular.

Ermeni müziği diasporasında, 6 yıl içinde Onnik Dinkjian’ın dört albümü yayınlanır (Onnik (1972), Onnik Encore (1976), Just For You (1978)) ve söylemek gerekir ki bunlar Ermeni müzik mirasının büyük bir bölümü olurlar. Onnik’in dört şarkısından üçüne efsanevi ud virtüöz sanatçısı john berberian eşlik ediyor. Onnik’in oğlu Ara Dinkjian da albüm kayıtlarında dümbeke çalıyor. 1972’de Ara 14 yaşındaydı. Bugün o, dünyanın en büyük ud sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. “Onnik Dinkjian'ın var  olduğu bir evde büyüdüm, hayatımda her gün müziği duydum.” Diyor Ara, müzikal alanı neden seçtiniz sorusuna cevap olarak.

Ermeni sharakanlarına duyulan sevgi iz bırakmadan geçmedi. Daha olgun yaşta, Onnik, 2009'da, Havadamk (“İnanç”) albümünü yayınladı. Albüm için şu sözleri söyledi: “Havadamk, yaptığım her şeyden en çok gurur duyduğum şeydir.”

Onnik Dinkjyan, yerli Tigranakert diyalektiğini unutmamakla kalmadı, aynı zamanda her türlü yolla da kullandı. Albümleri mutlaka kendi yerli lehçesinde şarkılar içeriyordu (örneğin, ünlü multi-enstrümantalist Arto Tunchbojajian'ın davulcu olarak çalıştığı The Many Sides Of Onnik albümünde olduğu gibi). 2014’te Diyarbekiri Hokin (Diyarbakır’ın ruhu) albümü çıktı. Diyarbakır Ermenilerinin folkloru ve Onnik’in oğlu Ara Dinkjian virtüöz müzisyenlerinin içinde yer aldı (Video aşağıda yer almaktadır). Birçok kişi onun son albümünü kariyerinin en iyi albümü olarak nitelendiriyor. 2015 ekiminde bu albümünde ki şarkıları ve diğer folklor şarkıları İstanbul sahnesinde yer aldı. Onnik alkışlarla dolu olan bir sahne ile karşılandı ve herkes Ermeni müziği eşliğinde şarkılar söyleyip dans etti.

“Babamın Ermeni kültürüne kesinlikle eşsiz bir katkı yaptığını hissediyorum” diyor Ara, - “Onun şarkıları tüm dünyada dolaşıyor. Onun tarzı ve repertuarı sadece  Ermenileri ve ileriki nesli değil, aynı zamanda diğer kültürleri ve tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Her şey kendi başına, tesadüfi bir şekilde oldu.”

Yorumlar

Sonra ne okumalı