Armat - national platforms
Oturum
1

....

2
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için kaydolun
Bizi kendiniz hakkında biraz bilgilendirin
Tamamlandı
Giriş yap
Fikirlerinizi ve görüşlerinizi paylaşabilmek için oturum açın
Giriş yap
Şifrenizi mi unuttunuz?

Ya da sosyal ağ üzerinden bize katılın

Gönder
Giriş yap
Oturum
Rus yazar Sergey Gorodetsky’nin en büyük Ermeni müzisyenlerinden biri olan aşık Сivani hakkındaki yazısı
Kültür

Rus yazar Sergey Gorodetsky’nin en büyük Ermeni müzisyenlerinden biri olan aşık Сivani hakkındaki yazısı

Son büyük aşıklardan biri olan Civani, Raffi'nin “Hent” i yayınladığı, Rafael Patkanyan'ın “Özgür Şarkılar”ı çıkardığı, Ani'yi yeniden canlandırma rüyalarının doğduğu zamandaki Ermeni entelektüellerinin gelişen dönemine aittir. Raffi ve Patkanyan'ın entelijansiya için yaptıkları, aynı ulusal özgürlük vaazı, kendine güven, kendini sevme Civani tarafından kitlelere taşındı. Alexandropol’deki Talyan adlı kafede şarkılarını söylemeye başladığından beri, şöhreti Kafkasya’da ve Kafkasya sınırlarının ötesine, Kırım ve Astrakhan’a kadar yayıldı ve buralarda şarkı söyledi.

Ve halkın hisleri yanılmadı: Civani sayesinde Ermeniler, gerçek milli kültür ve derin hümanist duygular edindiler. Onun kemanının telleri, ruhunun şefkatli telleri, gerçek şiirin sırrını billiyordu. Onun şarkılarının bir çoğu, sanki günümüz için söylenmişti.

Halkını zor zamanlarda teselli eden gerçek bir ermeni olan Civani, tüm halkları anlayabilen geniş bir ruha sahipti. Halkların kardeşliği yasası tam olarak kalbine yazılmıştı ve tüm şarkıları dünya sevgisi ile doluydu. “Tüm dünya bir otel, Civani,” dedi kendine: “ve insanlar titrek bir kervan.” Bu onun en sevdiği leimotifdir. “Bütün halklar aynı tarlanın çiçekleridir. Tanrı onlara yalnızca farklı renkler, farklı boyutlar veriyor - biri büyük, diğeri küçük. Hepsi birbiri için gerekli, Hepsini yaratan ve hayatlarını kutsayan tanrıdır.”

Bu inanç ile hareket eden Civani, felaketlerden korkmadı ve her zaman derin bir iyimserlikle doluydu. Hayatında sık sık üzülmek zorunda kalmış olsa da “Kış günleri gibi şansız günlerde gelip geçicidir” Şarkısında şöyle der, “Halklar savaşlardan bıkacak ve birbirine zarar vermeden barış ve sevgi içerisinde yaşayacaktır.”

Rusya imparatorluğunun Ermenistan’ın değerini bilmeden bir çocuk gibi küstahça hareket etmesi yüzünden Civani çok acı çekmiştir. Glebov adındaki altıncı bölge müdürü, onda üzücü bir hatıra yaşatmış ve onun sokakta müzik yapmasını yasaklamıştır çünkü Civani sokağa çıktığı zaman aynı saat başında kalabalık toplanıyordu. Birden fazla defa kemanını ondan aldılar ve onu karakola götürüp tutukladılar. Civani, sadık kız arkadaşına  yardım etmesi için oğlunu gönderdi. Temsilcilerinin şairlere bu kadar şiddetli  davrandığı halk ve ülke hakkında başka ne düşünebilirdi?

… Ama ozanın başka bir konusu vardı, evrensel insan sevgisi. Ve Civani, bu anlamda gerçek bir aşık idi. Onun aşk şarkıları muazzamdır. Melodileri ise nazik ve kalıcı gelir kulağa.

“Gelmen gerekiyorsa tatlım, akşam gel. Narinim benim, geç kalma: akşam gel. Öğlen kendini odana kilitle ve kimseye gösterme: Herkesin hoşuna gitmemelisin. Akşama gel. ”

İçinde böyle masum ve ince sözler içeren bir çok dizesi vardır şairin.

“Gündüzleri kıskanç güneş küçük yüzünüzü yakmak isteyecektir; Dikkatli ol, dileğim, akşam gel! Sadece seninleyiz, ama Tanrı sırrımızı biliyor. Sana şimdi daha fazla bir şey söylemeyeceğim: akşam gel! ”

Bu sanki kulağa müzikmiş gibi geliyor. Ve Civani'nin “akşama gel”, “güneyden geliyor” tarzı - ona kelimeler arasında çok fazla şey söyleme fırsatı veriyor.

O, sevgide sadece şefkati ve tutkuyu görmüyor, yine halklar için çok istediği ruhların birliğini görüyor.

“Ellerini uzat ve ağabeyinin boynunu bük, Civani,” sevgilisine yalvarır ve başka bir şarkıda şöyle hatırlar: “kaç kere sevgili arkadaşım, acını böldüm.”

Bu hümanist ruh hali, Civani'nin şarkı sözleri için temel olarak düşünülmeli ve ona duyulan ilgiyi anlamanın anahtarını, tam olarak bunda görmek gerekiyor.

O, yalnızca sözleriyle değil, eylemleriyle de ulusların kardeşliği fikrine olan bağlılığını kanıtladı. 1906 pogromları sırasında Surb Gevork yakınlarındaki bir kafede oturdu. İsyancılar çoktan yaklaşıyorlardı. Ona şöyle dediler: “Civani, ne oturuyorsun? Şimdi buraya geliyorlar! ” Civani yerinde kalarak cevap veriyor: “Bana ne olacak? Ne de olsa herkes benim niçin şarkı söylediğimi, tüm ulusların arkadaşı olduğumu biliyor. ”Düşmanlık ve nefret işlerine bulaştığında cehennemdeki Orpheus gibi kemanıyla geldi. Aynı şekilde, kemanı insanlar arasında şarkı söyleyerek sevgiyle sonsuza dek torunlarının anısına kalacak. .Onun tüm şarkılarının bir bütün halinde olması mutluluk vericidir. Halka bırakılan şarkıları, görevlerini yaptılar. Bir kitapta toplanarak, nesiller içinde tekrar ediliyorlar.

(…)

1919

Sergey Gorodetsky, “Son çığlık” koleksiyonundan.

Makale, Ermeni aşıkunun ölümünün onuncu yıldönümüne yazıldı. İlk önce “Kafkas Sözleriyle” yayınlandı.

Yorumlar

Sonra ne okumalı